Doctor Strange Incelemesi(Spoiler Icerir)

strange

Stephen Strange önceden egoist ve kendini beğenmiş ama harika bir cerrahtı. Daha sonra geçirdiği bir trafik kazasında arabası ile birlikte bir denize düşer ve ellerini kaybeder. Daha sonra ellerini kullanamayan kahramanımız ellerini onarmak için çok fazla pahalı tedavileri denemeye başlar ama hiçbiri sonuç vermez. En sonunda ellerini onarmak için tibet’de bir tapınağa gitmeye karar verir, ve hikâyemiz başlar. Filmle ilgili spoiler vermeden bu kadarını anlatabilirim (spoilerı kısım yazımın devamında bulabilirsiniz).

Film fragmanları izleyenler ve konuyu hiç bilmeyenler için İnception ve Matrix benzeri bir Marvel filmi gibi gelebilir fakat hikaye derinliği olarak çok farklı bir hikaye barındırır. Film Stephen Strange’in yaşadığı bir aydınlanma veya dönüşüm olarak tanımlanabilir.

Filmin  başrollerinde Sherlock dizisinde yıldızı parlayan Benedict Cumberbatch, Chiwetel Ejiofor, Rachel McAdams, Benedict Wong, Michael Stuhlbarg, Benjamin Bratt, Scott Adkins, Mads Mikkelsen ve Tilda Swinton yer alıyor.

Filmde oyunculuk olarak çok iyi. Özellikle Benedict Cumberbatch ve Tilda Swinton’a ayrı bir başlık açmak istiyorum. Çünkü bu iki oyuncu filmde döktürüyor.

Yazının buradan sonrası Spoiler içermektedir

Film ilk başladığında size House izliyorum hissi veriyor.  Fakat kazadan sonra yaptığı araştırmalar onu Kaman Taj’a yönlendirir.  Kaman Taj’da uzay ve zamanı esnetebilen Ancient One (Bilge kişi) ile ruhani bir yolculuğa çıkar. Yakın zamana kadar meditasyon ve ruhun iyilestirilmesinin bedenin iyileşmesine (psikolojik olarak) katkısı olduğuna karşı şüphelerim olsa da yakın zamanda yaşadığım bir deneyim ile bende bu konuya inanıyorum. Filmin içinde ilk meditasyonuma benzer bir şekilde gerçeklesen bir sahnenin olmasi beni gülümsetti.  Filmdeki Ayna evrendeki sahneleri izlerken kendinizi inception izlerken gördüğünüz şekilde uzay bükülmelerine teslim ediyorsunuz. Filmdeki çoklu evrenler de sizi biran olsun Matrix’e götürüyor.

Dormammu ile olan final sahnesinde doğal hayata müdahale edip bir döngü yaratması filmdeki en zekice finali bize hissettiriyor

Kral için Hologram İzlenir mi?

Kral için Hologram

Kral için Hologram filmi izlemeye değer mi?

İşte cevabı

Kariyeri ve karısı ile sorunlar yaşayan, kızının okul parasını ödeyemeyen bir iş adamı. Firmasının kendisiine yaptığı iş teklifini kabul eder ve Suudi Arabistan’a gider. Orada krala hologram ile ilgili bir sunum yapıp iş koparmaya çalışacaktır.

Filmi ilginç bir ülkeye gezi gibi düşünün. Eğer ziyaret etmediyseniz bilmediğiniz bir ülkeye götürüp orrayı tanıtıyor ve hoş anlar yaratıyor.

Tom Hanks Amerikada çok sevilen ve hayatı ile saygı duyulan bir oyuncu. Bunda oyuncunun film seçimlerinin de payı var. genelde pozitif atmosferi olan filmleri tercih ediyor. Bu filmde öyle genel olarak hoş ve size hoş anlar yaşatıyor.

Film tamamen taraf tutuyor olmamak için Suudi Arabistan ile ilgili birkaç olumsuzluğa kısa kısa değinmiş. Film bu eleştirilerin dışında size Suudi Arabistan bildiğiniz hayal ettiğiniz bir ülke değil gayet güzel yanları da olan hoş bir ülke demek istiyor. Öyle ki bunu derken biraz ileri gittiğini bile düşünebilirsiniz. Filmde cinsellik küçükte olsa var. Tom Hanks’in aşk yaşadığı kadın oyuncu tercihi bence yanlış olmuş. Ama taksiciyi oynayan karakter yani kahramanın yol arkadaşı gayet başarılı, gayet keyifli anlar yaşatıyor ve küçük küçük süprizlerle dolu.

Birkaç küçük macera girişimi, daha çok ülke tanıtımı, bu kültürü küçük düşürmeden yapılan eleştrilerle, film acımasız olmadan eleştri işlerini de yerine getirmiş. Bütün bunların yanında filmle ilgili beklentinizi büyütmeyin derim. Çok standart bir hikaye çizgisi ile hikaye sizi şaşırtmıyor. Tom Hanks’in oyunculuğunda ise Captain Philips’teki gibi inanılmaz bir performans yok. Çünkü hikaye biraz bilindik ve zayıf. Filmin isminin oldukça garip olduğunu söyleyebilirim. Başka bir isim seçebilirlerdi fakat ana hikaye zayıf olduğu için fazla düşünmemişler sanki

Captain America: Civil War İzlenir mi? (Spoiler İçerir)

Captain America: Civil War’da Avengers üyeleri kötü adamları engellerken çevreye ve insanlara zarar gelmesini de engelleyemediler. Önceki filmleri de hatırlayacak olursanız bu durum böyleydi (New York, Sokovia). Devler bu durumu engellemek için Avengers üyelerinin denetlenmesine karar verir. Tabii bu durum onların hiç hoşuna gitmez. Sistemi temsil eden Tony Stark ile özgürlük savaşçısı Captain Amerikanın karşı karşıya geldiği bu filmde Batman vs Supermande olanlar oluyor.  Yani önce birlikte hareket eden bu grup sonra karşı karşıya geliyor ve filmin sonunda tekrar bir araya geliyorlar. Bu zaten herkesin beklediği birşey.

Bütün bunlar olurken filmin başlar başlamaz dikkatimi çeken bir şeye değinmek istiyorum;

  1. Filmdeki aksiyon sahneleri gerçekten güzel çekilmiş Önceki filmlerdeki aksiyon sahneleri de güzeldi diyebilirsiniz fakat filmde yönetmenlerin aksiyon duygusunu farklı yansıtmayı başardıklarını ve sahneleri çok canlı tuttuklarını fark edeceksiniz.
  2. Diyalogların ve konunun zayıflığı. Bence bu filmde iyi bir düşman karakter oluşturulmamış. İzleyenlerin süper kahramanların birbirlerine karşı savaşlarının uzun sürmeyeceğini ve eninde sonunda bir araya geleceklerini düşünecek kadar akıllı olduklarını biliyoruz. Geriye bu karşıtlığı tetikleyecek bir düşman oluşturmak kalıyor. Hikayenin bu kısmının mantığının zayıf olduğunu ve çelişkinin sebebinin iyi bir düşman olmadığını düşünüyorum.

Spiderman’in sunumu gayet hoş. Fragmanda spiderman kostümünü garip bulmuştum, filmi izlerken bu seçimin akla yatkın olduğunu farkettim. Filme serpiştirilmiş esprileri Spiderman üzerinden çok güzel taşımışlar. Spiderman sanki ilk defa farklı bir mantıkla bakılmış ve bence başarılı olmuş.

Black Panther karakteri oldukça ilginç ve yeni bir soluk getirmiş. Dikkatle izleyeceğiniz bir karakter olacak.

Filmin bazı kısımlarındaki diyaloglar çok uzun. Özellikle kimin denetlenmeyi kabul edeceği ile ilgili konuşmalar bitmek bilmiyor. Buna rağmen uzun hissettirmiyor.

Filmin başrollerinde Chris Evans, Robert Downey Jr., Scarlett Johansson, Sebastian Stan, Jeremy Renner, Chadwick Boseman paylaşıyor. Filmin yönetmenliğini ise Joe Russo, Anthony Russo’nun yaptığı 2016 yapımı bir film.

X-men :Apocalypse İzlenir mi? (Spoiler İçerir)

Apocalypse antik çağlardan gelen ve gücünü diğer mutantların gücünü alarak büyüten en tehlikeli mutantlardan birisidir. Onun bir şekilde geçmişten gelişi ile X-men’lerin huzurlu dünyası büyük bir sorun ile yüzleşir. Bu sorunun sebeplerinden birisi Apocalypse ‘in gelişi ise diğeri Mutantlaar arasında bir türlü oluşmayan birliktir. Hikaya bu X-men filminde daha önceki filmlerin hikayelerinden daha geriye gitmiş. yani birçok mutantın güçlerini yeni yeni farketmeye başladığı bir zamana.

X-men filmlerinde iki  farklı hikaye çizgisi oluştu,

  • Birincisi Günümüz Sayabileceğimiz X-Men dünyası (Patrick Steward ve İan McKellen’lı versiyon)
  • X-men’lerin ilk olarak kendilerini farkettiği ve toplanmaya başladıkları hikaye çizgisi.

Bu hikaye çizgilerinin bazen kafa karıştırıcı olduğunu söyleyelim. Önceki filmlerde günümüz dünyası ile ilgili sorunlar ile yeterince meşgul olan x-men’ler, bu  sefer olabilecek en büyük problem ile meşgul olup Dünyayı kurtarmaya çlışacaklar.

Bence filmin ilk yarısı gayet hoş, ilk X-men (2000) filmi tadında. Sıradan hayatların nasıl olağanüstü  güçlerle değiştiğini göstermeleri gaayet gücel, sıcak ve samimi. ikinci yarı ise tamamen savaş sahneleriyle dolu bu da bir sürü CGI (Görsel Efekt) demek. Zaten CGI olduğunu bildiğiniz bu savaş sahnelerinin onlarca dakika sürmesi de bence yorucu. Oyuncu performansları sıradan, Wolverine’de dizide Cameo olarak gözüküyor. İnsan keşke daha uzun olsaymış diyor ama bu kısa kalış hikaye ile ilgili.

Filmdeki negatif şey ise diğer birçok filmde olduğu gibi kötü adamın (Apocalypse) artık karikatür diyebileceğimiz bir düzeye indirgenmiş olması. yani bir iki cümle ile hevesi ve amacı anlatılmış, tanımlanmış ve geçiştirilmiş.

X-men karakterleri ve hikayeleri hep toplumdan dışlanma teması ile anlatılmıştı.Senaryo hep toplum ve karşıtlık irdelenerek oluşturulmuş. Bu filmde toplumla ilişkileri boş vermiş ve bildiğiniz süper kahramanlara dönüştürmüşler. bu da filmi diğer X-Men filmleri ile tutarsız bir x-men filmi haline getirmiş.Film ilginç bir X-men filmi olmuş, sebebi ise film oldukça eğlenceli ama o kadar. Başka bir şey Vermiyor. Başka ne verebilir zaten dediğinizi duyar gibiyim o zaman şöyle söyleyeyim diğer X-men filmlerinin daha zekice tasarlandığını söyleyebilirim.

2016 Yapımı bu filmin yönetmen koltuğunda Bryan Singer oturuyor. Filmin başrollerini James McAvoy, Michael Fassbender, Jennifer Lawrence, Sophie Turner paylaşıyor.

Güncel videolarımıza ulaşmak için bu linke tıklayarak Youtube kanalımıza abone olmanız yeterlidir.

Içerde İncelemesi

içerde

İçerde dizisi, Martin Scorsese’nin yönettiği başrollerinde Leonardo Di Caprio Matt Damon ve Jack Nicholson’un oynadığı Departed filminin Türkiyeye adapte edilmiş versiyonu.

Dizinin konusu şöyle

İçerde’de Polis Akademisi’nde okuyan Sarp (Çağatay Ulusoy)  ve Mert (Aras Bulut İynemli) kardeş olduklarından habersiz birbirlerine rakip olurlar. Sarp, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürü Yusuf tarafından Polis Akademisi’nden mezun olmasına bir hafta kala polislikten atılır. Mezuniyet günü Yusuf’a silah çeken Sarp böylece daha önce hiç bilmediği yepyeni bir hayata adım atar. Bu yeni ve karanlık dünyada Sarp’ın en yakın düşmanı ise Akademi’nin diğer göz bebeği Mert olacaktır.

Dizini yönetmenliğini Ezel ve Karadayı gibi Türk dizi sektörüne damga vurmuş dizileri ile tanıdığımız Uluç Bayraktar yapıyor. Dizinin ilk bölümünde bana göre Türk dizi tarihinin en güzel süpriz sonralarından biri yaşandı. Bu arada dizinin sadece 1 sezon sürecek olması da bence çok güzel çünkü gereksiz yere uzatmak için saçmalamayacaktır

Bu kısım dizinin ilk bölüm ile ilglili spoiler içermektedir.

Spoiler

Dizi Sarp’ın Akademiden atıldıktan sonra onu Akademiden atan Yusuf’tan (Mustafa Uğurlu) intikam alma sahnesi ile başlıyor. Sonrasında da Yusuf ekibine Polis Akademisi ikincisi Mert’i alıyor. Bu şekilde Sarp hapise giderken, Mert ise Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde işe başlıyor.

Sarp’ın  hapiste ‘Alyanak’ Hasan ile tanışıyor. Hapisten çıktıktan sonra Hasan sayesinde Paravan olarak Kebapçı işleten mafya lideri Celal’in yanında çalışmaya başlıyor. Bu arada Celal rolünde 2012’den beri televizyonlarda görmeyi özlediğimiz  Çetin Tekindor’u görmek beni çok mutlu etti. Kendisini televizyonlarda görmeyi özlemişiz.

Bu arada Mert’in, Sarp’ın zamanında kaçırılmış ve öldüğü düşünülen kardeşi olduğunu da belirtmek lazım

İlk bölüm finalinde Sarp’ın gizli polis olarak mafyaya, Mert’in de mafyanın adamı olarak polisin içine sızması bölümün süpriziydi (Filmi izleyenler için bir süprizi yoktu.)